18 Mart 2013 Pazartesi

iki defa

ben hiç üç şey arasında kararsız kalmadım; hep iki şey arasında kararsız kalıyordum...
iki yol ayrımında, yabancı bir yolcu iki şehir arasında...
sabahları iki bardak çay içiyordum; ne eksik ne fazla...
iki kere ağlıyordum, hep daha fazlaydı sol yanağımda yaş; eşitlenecek varsayıyordum...
kapıyı iki defa kilitliyordum; daha güvende olacağını sandığımdan ama çoğu zaman alışkanlıktan..
sevdiğim tüm satırların altını çiziyordum ama en sevdiklerimi iki defa çiziyordum...
iki kere şans veriyordum insanlara, üçüncüyü almıyordu içim..
ve böylelikle iki defa kandırılıyordum her defasında, ve sonuncusu bilerek..
ama insanlar hiç hata yapmamamı bekliyorlardı ben onlara şans verirken de hatta..
şarkıları iki defa dinliyordum, ama sadece ikincisinde eşlik edebiliyordum.
anneme iki defa aşık oluyordum; ona baktığımda ve bir de kendime baktığımda..
iki defa sevdim ben; iki kere yalnızdım ben..
iki kere terk ettim, iki defa terk edildim..
daha fazlası olmuyordu.
iki şehre bağlı kaldım ben; biri kalbimi aldı, biri aklımı..
iki saat bekledim gelmeyen bir gideni; bir dakika bile fazla değil..
iki kere dönüp baktım ardıma giderken.. iki kere dua ettim o anlarda..
iyi olsun ve gelsin diye gelen..
İlk defa aklım ermediğinde çoktan kalbim iki defa kırılmıştı..
çoklu kişiliklerden dem vuruyorum ama sadece iki kişiydim nihayetinde..
ben ve yalnızlığım; kalabalıktık koskoca şehirlerde..

18.03.2013




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder