26 Şubat 2013 Salı

gitmek isteyene..

Sanki diyorum şehir ete kemiğe bürünmüş de kafa tutuyor bana... Sanki diyorum yine bir hayale dalıyorum, kimselere çaktırmadan sırada, yolda, yürürken, susarken en çok... Gitmek eylemine en çok şimdi eklemleniyorum, niyet ediyorum tüm niyetlerimden vazgeçmeye... Yol yabancı, insan yabancı; aykırı kalıyorum coğrafyanıza... Lügatlarda yok aradığım kelimeler, ben diyorum özünü arıyorum kendimin... Okuduğum kitaplarda yok istediğim olgu, ben anlatamıyorum...

Çoğu kere boş boş geziyorum şehirde bulurum umuduyla, benden yabancı şehrinizde. Resimlere bakıyorum; sokaklardaki hallerin resimlerine, yoksulluktan da yoruluyorum, varlıktan da.. aynı zamanda orta hale tahammülü olmayanlardanım.. İnsanın giydiği elbise hep mi dar gelir zihnine.. Sanki her şey bir tiyatro eserinde canlandırılması gereken kadarmış gibi de ben doğaçlama yaşıyormuşum gibiyim, işte o kadar aykırıyım hikayenize.. Sıcacık bir çayla kandırabilirim halbuki sizi, mutluluğa inandırıp yorulduğunuz dünyanıza geri döndürebilirim, öyle hayat doluyum işte.. ama beni kimse kandırıp döndüremiyor dünyaya.. halbuki en çok kanmak isteyenlerdenim... Aklı beş karış havada olan benim...

Daldığım hayalden sevdiğim şarkıya gitmek çok uzun sürmüyor.. Sevdiğim tüm şarkıları tek tek söyleyeyim istiyorum, hafızam öyle çok sanıyorum.. Hafızam yok benim, bir tek unutamadıklarım var parmakla sayılı
Öfkem de yok benim ne gidene ne gitmek isteyene.. çünkü en çok gitmek isteyen benim..