30 Ocak 2013 Çarşamba

yaşam sevdaya dahilken ben...

Anlatamadıklarımı anlatmak isterdim tek bir defa…tek bir defa sormak sana… tek bir defalığına dilimin ucuna gelenleri bir çırpıda söze dökmek…neden demek? Neden hala bekliyoruz demek?

Sorgulamadan yaşamaya başlarken ama yaşarken sorgulayabilmek seninle… ama dile getirememek...çocukluk düşüm…çocukluk arkadaşım….geçmişim… özüyle şimdim ve biliyorum ki geleceğim..

hiçbir şey net olmazken, hayatta hatta yarına sağ salim çıkıp çıkamayacağımı bile bilemezken iki kelimemden biri kaderken geleceğim diyebilmek sana… 

çelişkilerimi herkes anlasa da ben hiç anlayamadım…neden çelişir insan denen şu aciz yaratık..ya beyazdır ya siyahtır aslında alem… bütün renkler bunlardan türemişken asıllarına sahip çıkmayıp aslını unutup renkler türetip türeyenlere meyil etmek neden? 

gelecekler vaat edemem işte bu yüzden sana. günahım yok, günah çelişkilerimin… bilirsin bir deli kuşum ansızın uçar giderim sebepsiz…peşimden gelirsin yine ama…çünkü sen hayallerimsin… toz pembe olmasa da hayalsin be…

ve beni ben yapan ne varsa hep bir hayalden türedi… 

küçük bir ışık yandı zihnimde şehrimi terk ettim…bir gece dönmeye de karar verebilirim aslında...

gerçi hep gitmeleri sevmişimdir geri dönmelerden ziyade,terk etmelerin o derin acısını duymak eğer terk eden bensem güzel bile olabiliyor halbuki geri döndüğünde ezik bir gururdan başka neyin olacak ki…ama terk edenleri sevmedim hiç… hele ki bir elveda bile demekten aciz olanları... bana “kal” deme fırsatı bile bırakmayanları hiç sevmedim… 

küçük bir ışıkla yine bakarsın bırakırım her şeyi de, okulmuş ekmekmiş derken bırakırım…küçük bir ışık derken bütün malım mülküm ne varsa hepsini bir günde borsada kaybedebilirim…

ama üzülmem hiçbir sonuç için…sonuçları ben yarattım seçimlerimle…yine çelişki…kader derken nereden çıkıyor bireysel seçim çabam!… bir yerden sonra hangisi kaderdi hangisi benim yüzümdendi deyip karar veremediğim hareketlerdir benim şimdim… 

ve hiçbir zaman pişman olmamayı bilmek…şu koca dünyada hiçbir şeyden pişman olmadım diyebilmek mutluluğu…

her yarı yolda kalış bir yenisi için adımdı ben hep bunu bildim…

nereden çıktı bu hayat felsefesi şimdi…

hep böyle oluyor, bir şey anlatmak isterken her şeyi anlatabiliyorum o bir şey dışında...bazen de tam tersi her şeyi anlatmak isterken tek bir şeye odaklanıp kalıyorum inatla, ısrarla direniyorum…

halbuki ben seni sevdiğimi söyleyecektim iki satırla sadece…

özlü laflar etmeye gerek duymayan benliklerimiz özlü laflar etmek gerektiğini savunan beynimizle savaş halindeyken bunu zerre kadar önemsemeyip ruhumla beynim arasında olan savaşı onlara bırakıp yaşayabilmek sadece… 

her mücadelemiz yaşama dairken yaşam sevdaya dahilken aşk her mücadeleden muaf olmalıydı halbuki.

kirletilen bir dünyanın kuklalaşan hissetmelerinden yorulup sıradan cümlelerle konuşabilmeliydik…toplumsal baskı belki de…hayır,yine felsefe yapmamalıyım…

sadece seni sevdiğimi söyleyebilmeli ve nokta koyabilmeliyim ki yeni cümleler başlatabilesin…

bir çocukluk hayali olarak kalmalıydın sen ama bilmesin hiçbir hayal bu kadar uzun sürmemeliydi… -meliydi…

16 Temmuz 2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder