16 Ağustos 2012 Perşembe

ağlatmasa kemanı Farid

kandırdık kendimizi, unuttuk mesela...ama yine de yalnızlığında anlam veremediğin bir şeyler bulursun, yalnızlığından ziyade seni hüzünlendiren eksiklikleri bulursun.. ve bir de ağlatmasa kemanı Farid, böyle dolu dolu bakmayacaktın gökyüzüne.. eksikliklerin doldurduğu boşluklar mı olurmuş demeyecektin.. akla halaya sığmayan şeyler değildi ki, sadece hayal gücüne yetişemedi aklın..
inandırdık kendimizi, susturduk mesela.. ama yine de sessizliğinde duymak istemediğin bir şeyler bulursun,
sessizliğinde ziyade seni yoran çığlıkları bulursun.. ve bir de ağlatmasa kemanı Farid, böyle boş boş bakmayacaktın kağıtlara.. yazamadığım cümleler mi olurmuş demeyecektin. kaleme gelmeyen şeyler değildi ki, sadece yüreğine yetişemedi sözlerin...

10 Ağustos 2012 Cuma

sadece bir kalem(!)

cümleler bile dökülmüyor, ne kadar da hevesliymişiz unutmak için.. ve ben neye inanmışım böyle.. bir filmi birlikte izlemek bir yalanı var etmek gibiymiş; hep güzel olsun demek ne kadar da ahmakça; belki de filmin adı yanlıştı; la vita e bella.. seçimlerdeki yanlışlıklardan sorumlu olmayı bu kadar da göze alamamışım... kelimeler dökülmüyor kalemimden ve ben kalemin can çekiştiğini görebiliyorum!! elimden hiçbir şey gelmemecesine izlerken; sadece bir kalem diyorum usulca, sadece bir kalem olmadığını bildiğim halde...sadece bir kalem olamazdı da diyorum, ama o sadece bir kalemdi.. o kalemden farklı bir şey olsaydı; hissettirirdi sadece bir kalem olmadığını.. kalem varlık ve yokluk mücadelesi vermiş olabilir ama sonuçta yoksa mürekkebe dair bir iz; yoktur kalem de.. Ama yine de eskiden varlığına inandığım şeyin yokluğuna inanma zorluğu çekiyorum; sadece bir kalem miydi?.. " Not: yazar burada mecazi anlamlar da kullandı, ama aldırmayın..