23 Nisan 2012 Pazartesi

unutmak demek

geçmişe dair ne varsa unutmamalı zihnim. tüm ayrıntılarıyla hatırlamalı mutlulukları ve gözyaşlarının gerekçelerini... hatırlasın ki neyin neye niçin değdiği.. ama unutuyorum.. filmleri ve kitapları unuttuğum gibi; hatta en yakışıklı film kahramanlarını bile unutuyorum, en etkileyici kadın aktrisleri, zihnimde yarattığım Madam Bovary'ı unuttuğum gibi unutuyorum onları da.. bazen filmlerin ve kitapların konusunu hatırlamadığım gibi adlarını da hatırlamıyorum, ama izledim, ama okudum...
hep korkuyorum, filmini izlemekten okuduğum kitapların.. sanki hayal ettiklerimi benim gibi hayal edemeyecekler gibi.. bazen de korkuyorum yaşamaktan, hani istediğim gibi yaşamaktan; hayal ettiğim gibi yaşayamamaktan ya da.. belki de o yüzden güvenemiyorum hiçbir erkeğe ve o yüzden normal insanlar gibi yaşayamıyorum yaşanması gerekenleri.. ben yapamıyorum başkalarının hayalleriyle.. gerçi onlar bunu anlayıp çoktan kurtarıyorlar kendilerini benden.. hissediyorlar belki de; ne yaparlarsa yapsınlar eksik kalacak yanları bulacağımı.. ama yine de eksikliği bulup tamamladığımda eksikliği de unutacağımı anlıyorlar ve sanki hiç eksik değilmiş gibi yaşamaya devam edeceğimi biliyorlar. evet unutacağım; uğruna savaş verip sevdalar kaybetmeyi göze alacağım şeyi de unutacağım.. ama unutmak demek; önemsiz olduğu anlamına gelmez ki; ben onları unuttum diye mesela bir kitap da önemsiz değil, bir film de.. ama ben bunları büyük ihtimal kimseye anlatamayacağım; unutmayım diye kayıt düşüyorum belki de..yazmak o yüzden hayati olsa gerek..

24.04.2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder