14 Şubat 2012 Salı

masal

yanlış yerde rastladı adımların adımlarıma..
ben dönüyordum sevdadan..
sen yeni başlamıştın melodili şarkılar söylemeye..
uymadı hiç bir iklim bize, hatta en sevdiğim sonbahar bile..
biz coğrafyadan kaybetmiştik:
sen ılıman iklim çocugu
ben ayazlardan gelmiştim..

uymuyordu sözlerin;
devrimlerden bahsediyordun; yüreğe yapılan
ve o benim en sevdiğim.
halbuki ben hiç bir yürekte devrim
yapılamayacağı gerçeginden geliyordum
önce kendi yüreğimi feda etmenin
ağırlığı altında..

biz yanlış zamanlarda yudumladık
sıcacık bir çayı birlikte..
ben yüreğimde ısıtmışken sevdayı,
sen daha nasıl olurlardan dem vuruyordun..
hesaplar kitaplar üstüne bir sevda vardı aklında
kalemin elinde çizip çizip duruyordun
ben hesapsızca gülmelerden bahsediyordum..
sen yolların düşüyle büyürken..
ben yolun sonunda "kalabilmenin erdemi"nden bahsediyordum

hatta aynı şeyleri söyleyip, farklı bile susuyorduk
biz yanlış kişiler değilken hiç bir zamanda,
olması gerektiği gibi ve olması gerektiği bir zamanda
sadece sen daha sevmemiştin; benim bildiğim gibi..

hep biraz masal olsun istedim sevda..
sen masal sandın sevmeyi
ben masal olsun dedim
sen masalları sevmezdin..

14.02.2012




10 Şubat 2012 Cuma

ölçü(m)

ileri gitmeyen bir sevdaydı bu;
dünyanın dönüşüyle filan da hiç ilgilenmiyordu.
güneş hiç doğmasa da olurdu, ay batmasa da,
ya da herhangi bir dalga kıyıya hiç vurmasa da olurdu onun için...
geriye gitmek mi, asla!!!! geriye hiç bakmazdı..
peki ya, ileriye ve geriye gitmeyen şey sabit midir her zaman?
kim bilebilir içinde kaç mevsim kaç döngü yaşıyordu saniyede,
ve saniye ne zamandan beri küçüktü dakikalardan.
zaman neyin ölçüsüydü,
ve sevda ne zamandan beri ölçülüyordu!!!

12.08.2011