26 Ocak 2011 Çarşamba

anladığımız değildik


biçim değiştirmiş halleriydik sevdanın, anladığımız dillerde değildik. alışılagelmiş bir varoluşum değildi anladığımız... zaten anlaşılamamaktı ortak yanlarımız. beklentilerimiz sıfırın altında seyrederken, beklememeleri idrak etmiştik çoktan.. çünkü bilmiştik "ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar".. bir katılaşımdı derken hayata bakış açılarımız, katılaşamamıştı yüreklerimiz daha.. anladık bunu nefesi içimize çektiğimizde, nefes ki sıcaktı tuttuğum yürekten de.. ve biz nerden bilebilirdik ki dünyanın dönüş hızından hızlı döneceğini başlarımızın... akıllarımızı kaç karış havada yakaladık kaç kere, ve hep bir balon misaliydiler hiç inmediler yere... indirmek için çabaladığımızda bizi de kendileriyle birlikte uçurmaktan da geri kalmadılar. bir o kadar yüzsüzdüler.. ve pervasız... ve umursamaz.. ve galiba ilk defa mutluydular... eksik kalmaları bile, hatta tanımsızlıkları bile umurlarında değildi. sonsuzda bir küme olmayıversinlerdi. hatta hiç bir yerde hiç bir şey de olmayabilirlerdi...