22 Temmuz 2010 Perşembe

hep özendim pervaneye, bu yüzden oldu zihinsel karmaşıklıklar(!) ya da kalp içi karmaşıklıklar

bir pervaneye biçildi yaşam döngüsünün gerçekliği
ya da sadece çizilmeye çalışıldı..
ve insanoğlu özendi hep bir pervaneye..
ölümüne sevmeye...
gitmek eylemini hayata geçirememenin verdiği hırsla
yaklaştı ışığa..
yaklaştı...
yaklaştı...
ve yaklaştı sadece..
bilmeden sonunu..
aslında bilinçli bir bilmeyişle...
bilmemek istedi sonunu..
bilseydi gider miydi yanacağını bile bile ışığa...
giderdi belki
ama işte o zerre kadar tereddütü yaşamak için
ve aşkına leke düşürmemek için bilmemiş gibi yandı...

Not: ben Leylâ' ya da özenmiştim...

16 Temmuz 2010 Cuma

yüreğinde değişmeliymiş her fikir

sevecekti büyüdüğünde gözbebeklerinde anlam...
anlamlar kaldı hep şehir aralarında...
şehirler de bizdik anlam karmaşasında...
taa ki gittiğin güne dek...

yalandı güzel olacağı hikayenin sonunun
ama biz inandık sokak sokak yalanlara...

zihinlere devrim yapmaktan bahsederdik yaa
yüreğine devrim yapmalıymış sevgili!!
yüreğinde değişmeliymiş her fikir ve sonra ancak zihninde..

gün ışığında, şehir arasında, sokak ortasında..
yalnız, mağrur, ürkek olmasın diye sevda
ve savunucusu olsun diye yüreğin
haykırabilsin diye hatta sokaktaki ve şehirdeki her bireye
ve adını bilmediğin bir adama karşı dahi savunulabilsin diye
işte bunlar için cesur olabilsin diye yüreğin
yoruldum!

ve sen cesaretten korktun sadece
ve cesur olamadın diye yeterince
oyun oynadık sanki biz günlerce..

ve ben yoruldum!





3 Temmuz 2010 Cumartesi

Aynadaki Yansımam Bak Bana Aynada!!!

sevdiğin şehirleri terk et! sevdiğin ne varsa bu şehirde terk et!

düşünme giderken ağlama da,sadece yanındakine duy teslimiyet!


ne olursa olsun ki seni terketmeyen bir tek umarsız yüreğin,

sığın ona, hakikatı bulabileceğin tek yer kendi gözbebeklerin...


Leyla olma sakın bir daha,öykünerek yaşanmaz başka aşklara

bulucaksan eğer aşka şu ortağı diyar diyar sen gibi olanı ara...


bilirsin "aramakla bulunmaz ama bulanlar sadece arayanlardır"

yıldızları tut yorulduğunda,bil ki en şatafatlı olanlar kayanlardır...


alemlerin bilmediği sırrı bilenler en ucube sanılanlardır, en derviş

ucube ol ama Leylâ olma artık, sakın, öykünerek olunmaz ermiş...


ve sakın aldanma sözlere,Mecnunum diye dağ bayır gezenlere...

Mecnun olunmaz öyle, anlatamazsın iki yüzlülüğünü aşkı bilenlere...


gitmek abartılmış bir meziyettir modern dünyanın coğrafyasında

halbuki gitmek bir basamaktır üç beş günlük ömrün son sayfasında...


kaç şehir terk etmek gerekecek ya da kaç yürek anlaşılmadan kalacak

basittir oynadığımız oyun halbuki neden hep çözülemeyen bir sırrımız olacak...


bak gözlerime çoçuk, bak...aynadaki yansımam bak bana aynada

bak deli kızım bak kendine...yılmadın ama yorgunsun anlamada...


sözlere itimadın kalmasa da memnunsun acılarından ve hamurum belâdan

bırakmak istediğin anda aramayı, tut aynadaki yansımanın iki yakasından...


sözlere itimadın kalmasa da... hep inandın sen bilmediğin bir aşka...

istersin belây-ı çünki ister seni belâ.......................................


hamurun belâdan belâyı belâ sananlardan uzak dur ki onlar bilmezler

belâ ilen aşk aynıdır mizanda...